Türkiye’nin Avrupa Birliği’nce “Eşdeğer Üçüncü Ülke” Listesine Alınmamasının Bankalar Üzerindeki Olası Finansal Etkileri
AB Komisyonu’nun 16 Aralık 2014 tarihli AB Resmi Gazetesinde, 12 Aralık 2014 tarih ve 908 sayılı kararı yayımlanmıştır. Sermaye Yeterliliği Yönetmeliği’ne ilişkin sözkonusu Karar’da; AB dışında ülkelerdeki banka risklerinin banka riski olarak değerlendirilmesinde dikkate alınan hususlara yer verilmiştir.
Kararda, değerlendirmesi tamamlanan ve denkliği kabul gören 17 ülke bulunmaktadır. Türkiye henüz değerlendirmeye tabi tutulmadığından, 1 Ocak 2015’den itibaren, AB Finans Mevzuatı açısından Türkiye eşdeğer nitelikte olmayan “üçüncü ülke” konumunda dikkate alınacaktır.
Peki bunun Sermaye Yeterliliği çerçevesinde Türkiye’deki finansal kuruluşlar üzerinde ne gibi bir etkisi olacaktır. Türkiye’nin listede yer almamasından dolayı TC Merkez Bankası, Hazine, kamu kuruluşları, Türkiye’de yerleşik bankalar ve aracı kurumlar gibi banka dışı finansal kurumlardan olan alacaklar 1 Ocak 2015’ten başlayarak yasal Sermaye Yeterliliği Rasyosu hesaplamasında daha yüksek risk ağırlığı ile değerlendirilmeye başlanmıştır. Buna göre vadelerine göre şimdiye kadar yüzde sıfır, yüzde 20 veya yüzde 50 oranında ağırlıklandırılan riskler yüzde 50 ila yüzde 100 oranında ağırlıklandırılacaktır.
Denklik konusu Sermaye Yeterliliğinin yanısıra yasal kredi limiti uygulamalarını da ilgilendirmektedir. AB Komisyonu’nun nihai değerlendirmesinde, Türkiye’nin denkliği sağlamadığı sonucunun ortaya çıkması durumunda Sermaye Yeterliliği hesaplamasında olduğu gibi yasal kredi limitinde de bankaların riskleri kurumsal kredi riski olarak değerlendirilecektir.
Türkiye’nin mevcut uluslararası kredi notu çerçevesinde kararın etkisi sınırlı olsa da, Türkiye’nin kredi notunun artması halinde bile, “eşdeğer ülke listesinde” yer almadığı için benzer bir kredi notuna sahip olan ve eşdeğer ülke listesinde yer bulan bir ülkeye göre daha yüksek risk ağırlığına tabi olacaktır.
Türkiye’de yerleşik banka ve banka dışı finans kuruluşların 2015 yılı başından itibaren kurumsal firma statüsünde dikkate alınmasının yurt dışından kullanılan kredilerin risk ağırlığının artması ile birlikte sermaye yeterliliği, büyük kredi açılarından önemli olumsuz etkileri olabilecek, yurtdışından kredi temininde maliyet artışı ile karşılaşılabilecektir.
