Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Yayımlandı: Yeşil Finansmanda Yeni Düzenleyici Çerçeve
24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yayımlanarak yürürlüğe girdi. 7552 sayılı İklim Kanunu’na dayanılarak hazırlanan Yönetmelik ile çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına, teknik tarama kriterlerine ve taksonomi raporlamasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Türkiye Yeşil Taksonomi Yönetmeliği Taslağı ile ilgili 18.09.2024 tarihli yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Düzenleme; sürdürülebilir yatırımlara finansman akışının teşvik edilmesini, ekonomik faaliyetlerin ortak çevresel kriterlerle değerlendirilmesini ve yeşile boyamanın önlenmesini amaçlıyor.
Ekonomik Faaliyetlerin Taksonomiyle Uyum Şartları
Yönetmelik kapsamında bir ekonomik faaliyetin taksonomiyle uyumlu kabul edilebilmesi için üç şartın birlikte sağlanması gerekiyor: Çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkıda bulunulması, diğer çevresel hedeflere önemli zarar verilmemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyulması. Düzenlemede; sera gazı emisyonlarının azaltımı, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu olmak üzere altı çevresel hedef tanımlanıyor.
Ekonomik faaliyetlerin bu hedeflere katkısını ve diğer hedefler üzerindeki etkilerini değerlendirmede kullanılacak teknik tarama kriterleri, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından belirlenerek resmî internet sitesinde yayımlanacak. Yönetmelik uyarınca katı fosil yakıtların kullanıldığı üretim faaliyetleri, çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmeyecek.
Raporlama: Reel Sektör ve Finansal Kuruluşlar İçin Farklı Rejimler
Yönetmeliğin 13’üncü maddesi, reel sektör işletmeleri ile finansal kuruluşlar açısından farklı raporlama esasları öngörüyor. Ek-1’de yer alan uygun ekonomik faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler için taksonomi raporlaması ihtiyari tutulurken bankalar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için raporlama yükümlülüğü getiriliyor. Bununla birlikte, finansal kuruluşlar 1 Ocak 2029 tarihine kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda olmayacak. Finansal kuruluşların raporlama usul ve esasları ise faaliyet alanlarına göre BDDK, SPK ve SEDDK tarafından belirlenecek.
Taksonomi raporlamasında, uygun veya uyumlu ürün ve hizmetlerden elde edilen hasılat ile yatırım harcamaları ve işletme giderlerinin oranları anahtar performans göstergeleri arasında yer alıyor. Bankalar ve diğer finansal kuruluşlar için de faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirliğini ve çevresel hedeflere katkısını gösteren oranlar öngörülüyor. Finansal kuruluşlar, kendi göstergelerini hesaplarken raporlama yapan işletmelerin güncel verilerini esas alacak. Ayrıca kendi raporlamalarına konu olabilecek işlemler bakımından müşterilerinden taksonomi raporlaması yapmalarını talep edebilecek. Bu yönüyle, reel sektör için genel bir raporlama zorunluluğu öngörülmemiş olsa da taksonomi verileri finansman süreçlerinde önem kazanacak.
Raporlar, ilgili mali tablo döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonunda Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemine yüklenecek. Raporlamaların doğrulanmasına ilişkin usul ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından belirlenecek. Yönetmelik ayrıca, raporlama için gerekli bildirim, bilgi ve belge verme yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında İklim Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda idari para cezası uygulanmasını öngörüyor.
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı ile Bağlantısı
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026–2029) kapsamında öngörülen düzenleyici adımların hayata geçirilmesi bakımından önem taşıyor. Strateji ve Eylem Planı, yeşil finansmanın geliştirilmesi için ortak sınıflandırma ve ölçüm altyapısının oluşturulmasını ve finansal sektördeki sürdürülebilirlik uygulamalarının güçlendirilmesini hedefliyor.
Bu çerçevede Türkiye Yeşil Taksonomisi, bankaların yeşil finansman faaliyetlerinin değerlendirilmesinde ortak bir referans oluşturacak. Strateji ve Eylem Planı’nda öngörülen, BDDK’nın Yeşil Varlık Oranı düzenlemesinin ulusal taksonomi kriterleriyle uyumlu hale getirilmesine yönelik çalışmalar da bankacılık sektörü açısından takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle yeşil finansmanda ortak bir sınıflandırma ve raporlama çerçevesinin hukuki temeli oluşturuldu. Finansal kuruluşlar açısından önümüzdeki dönemde teknik tarama kriterlerinin, sektörel raporlama düzenlemelerinin ve müşteri verilerine ilişkin süreçlerin takip edilmesi; 1 Ocak 2029’a kadar öngörülen geçiş döneminin gerekli hazırlıklar için değerlendirilmesi önem taşıyor.
Saygılarımızla,
Vahdet Deniz AKÇAOĞLU
“UYARI: Bu çalışmada yer alan görüşler, yazarın kendi görüşleri olup, çalıştığı kurumun görüşlerini yansıtmamaktadır. Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla yayımlanmış olup, herhangi bir hukuki görüş, yönlendirme ve tavsiye içermemektedir. Ayrıca, bilgiler yazının hazırlandığı tarihteki mevzuat göz önünde bulundurularak verilmiş olup, yazı içeriği aradan geçen zaman içerisinde mevzuat değişiklikleri ve ilgili kurumların konu hakkındaki görüşleri çerçevesinde güncelliğini yitirmiş olabilir.”
