Tasarruf Finansman Şirketleri İçin Yeni Likidite Yeterlilik Oranı Tebliği: Neler Değişiyor?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından 28.11.2025 tarihli ve 33091 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Tasarruf Finansman Şirketlerinin Likidite Yeterlilik Oranının Hesaplanmasına İlişkin Tebliğ”, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Düzenleme, tasarruf finansman sektöründe likidite riskinin yönetimine ilişkin önemli yenilikler getiriyor ve şirketlerin finansal dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor.
Bu çerçevede tasarruf finansman şirketlerinin, beklenmedik nakit çıkışlarına karşı asgari bir likidite seviyesini koruması ve nakit akışlarını daha sistematik şekilde yönetmesi hedefleniyor.
- Tebliğin Arka Planı: Neden Böyle Bir Düzenleme Gerekti?
Tasarruf finansman şirketleri, 2021 yılında yapılan değişiklikle 6361 sayılı Kanun kapsamına alınmış ve sektöre ilişkin düzenleme ve denetim çerçevesi BDDK tarafından oluşturulmuştu. Detaylı bilgi için 21.02.2021 tarihli Finansal Sistemde Yeni Bir Finansal Kuruluş Türü Olarak “Tasarruf Finansman Şirketleri” adlı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Kanunun 15. maddesi, BDDK’ya sektör için risklerin tespit edilmesi, ölçülmesi ve sınırlandırılmasına ilişkin standart oranlar belirleme yetkisi vermektedir. Öte yandan, Tasarruf Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 28/8. maddesi, likidite yönetimi konusundaki kuralları belirleme yetkisini Kurul’a açıkça tanımaktadır.
Bu yetkiler doğrultusunda çıkarılan yeni Tebliğin amacı:
- Tasarruf finansman şirketlerinde asgari likidite düzeyinin sağlanması ve korunması,
- Yükümlülüklere karşı yeterli nakit akışının güvence altına alınması,
- Sektörün sistemik açıdan daha sağlam bir yapıya kavuşturulmasıdır.
- Yeni Tebliğ Ne Getiriyor?
Tebliğe göre Likidite Yeterlilik Oranı (LYO), nakit girişinin nakit çıkışına bölünmesiyle hesaplanır. Günlük olarak hesaplanan oranların haftalık basit ortalaması %100’ün altına düşemez.
Bu düzenleme ile birlikte:
- Nakit akış projeksiyonlarının önemi artıyor.
- Davranışsal analizler (cayma/fesih olasılıkları gibi) likidite hesaplamasının bir parçası haline geliyor.
- Stres testlerinin uygulanması kritik hale geliyor.
- Organizasyon ücreti iadeleri gibi finansal olmayan yükümlülüklerin likidite etkisi daha görünür hale geliyor.
BDDK’nın bu yaklaşımı, sektörde daha şeffaf, ölçülebilir ve sürekli izlenen bir likidite yönetimi çerçevesi oluşturmayı amaçlıyor denilebilir.
- Raporlama ve Uyum Yükümlülükleri
Tebliğ, yalnızca oranı belirlemekle kalmıyor; aynı zamanda erken uyarı mekanizması ve uyumsuzluk hallerine yönelik aksiyonları da düzenliyor:
- LYO haftalık olarak BDDK’ya raporlanacak.
- Oran üst üste 6 kez %200’ün altına düşerse, durum derhal Kuruma bildirilecek.
- Oran %120’nin altına düşerse, nedenler ve alınacak önlemler BDDK’ya sunulacak.
- Oran %100’ün altına düşerse, uyumsuzluk iki hafta içinde giderilecek.
- Bir takvim yılında 6 defadan fazla uyumsuzluk yaşanamayacak.
Bu maddeler, şirketlerin likidite yönetiminde daha disiplinli ve proaktif bir yaklaşım benimsemesini gerektiriyor.
Sonuç
BDDK’nın yeni Tebliği, tasarruf finansman sektöründe likidite riskinin yönetilmesine yönelik önemli bir disiplin mekanizması getiriyor. Likidite Yeterlilik Oranı artık yalnızca bir raporlama yükümlülüğü değil; aynı zamanda şirketlerin:
- Risk yönetimi uygulamalarını geliştirmelerini,
- Nakit akış tahminlerini güçlendirmelerini,
- Müşteri yükümlülüklerini yerine getirme kapasitelerini güvence altına almalarını
gerektiren kritik bir performans göstergesi. 1 Ocak 2026 itibarıyla sektörün, bu yeni finansal sağlamlık standardına uyum sağlaması zorunlu olacak.
Saygılarımızla,
Vahdet Deniz AKÇAOĞLU
“UYARI: Bu çalışmada yer alan görüşler, yazarın kendi görüşleri olup, çalıştığı kurumun görüşlerini yansıtmamaktadır. Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla yayımlanmış olup, herhangi bir hukuki görüş, yönlendirme ve tavsiye içermemektedir. Ayrıca, bilgiler yazının hazırlandığı tarihteki mevzuat göz önünde bulundurularak verilmiş olup, yazı içeriği aradan geçen zaman içerisinde mevzuat değişiklikleri ve ilgili kurumların konu hakkındaki görüşleri çerçevesinde güncelliğini yitirmiş olabilir.”

