Ödeme ve Elektronik Para Sektöründe Uzaktan Müşteri Edinimi Genişliyor: Yabancılara Pasaportla Kimlik Tespiti İmkânı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından hazırlanan Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Bilgi Sistemleri ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcılarının Ödeme Hizmetleri Alanındaki Veri Paylaşım Servislerine İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 4 Eylül 2026 tarihli ve 33360 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Değişiklikler, ödeme ve elektronik para sektöründe uzaktan kimlik tespitinin teknik ve hukuki çerçevesini güncellerken, özellikle Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin ICAO 9303 standardına uygun NFC özellikli pasaport kullanılarak uzaktan müşteri edinimine imkân tanıması bakımından dikkat çekiyor.
Düzenleme, 27 Haziran 2026 tarihinde MASAK tarafından oluşturulan genel çerçeve ve 3 Eylül 2026 tarihinde SPK tarafından sermaye piyasası kuruluşları ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları için getirilen düzenlemelerin hemen ardından gelmesi nedeniyle, finansal sistemde uzaktan müşteri ediniminin kapsamının giderek genişlediğini de gösteriyor.
Uzaktan Kimlik Tespitinde Biyometrik Yöntemler Açıkça Düzenlendi
Yönetmelik’in 41. maddesinde yapılan değişiklikle, uzaktan iletişim aracıyla gerçekleştirilen kimlik doğrulama süreçlerinde biyometrik yöntemlerin veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgelerinin kullanılmasına yönelik ifade düzenleme metnine açıkça eklendi. Buna paralel olarak Tebliğ’de de uzaktan kimlik tespiti sürecinin teknik gereklilikleri yeniden düzenlendi. Kimlik tespitinde kişiden gerekli bilgilerin ve kimlik belgesinin temin edilmesinin yanı sıra kişinin biyometrik verilerinin de süreçte kullanılmasına yönelik düzenleme yapıldı. Bu yönüyle değişiklik, uzaktan müşteri ediniminin yalnızca belge kontrolüne dayanan bir süreç olmaktan ziyade, elektronik kimlik doğrulama ve biyometrik doğrulama unsurlarının birlikte kullanılabildiği daha güçlü bir dijital kimlik doğrulama yapısına doğru geliştiğini gösteriyor.
Kimlik Belgesinde NFC Doğrulaması Esas Hale Geliyor
Tebliğ’in 22’nci maddesinde yapılan değişiklikle uzaktan kimlik tespitinde kullanılacak kimlik belgesinin ve belge üzerinde bulunan bilgilerin doğruluğunun esas olarak yakın alan iletişimi (NFC) kullanılarak kontrol edilmesi öngörülüyor. Bunun yanında kimlik belgesinin beyaz ışık altında ayırt edilebilen güvenlik ögeleri, fotoğraf ve imza başta olmak üzere orijinalliği, bütünlüğü, yıpranma ve tahrif edilme durumu kontrol edilecek; kimlik belgesinin ön ve arka yüzünün görsel ögeler bakımından kontrol edildiği süreç kesintisiz olarak kayıt altına alınacak. NFC doğrulamasının herhangi bir nedenle yapılamaması halinde ise süreç tamamen kapanmıyor. Kimlik belgesindeki veri ve bilgilerin doğruluğu optik karakter tanıma (OCR), kart okuyucu veya MASAK’ın görüşü alınarak TCMB tarafından belirlenecek diğer yöntemlerden en az biriyle kontrol edilebilecek. Bu durumda ayrıca MASAK düzenlemelerinde öngörülen güvenlik unsurlarına yönelik kontrollerin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu yaklaşım, teknoloji temelli müşteri edinimini kolaylaştırırken kimlik sahteciliği ve manipülasyon risklerine karşı alternatif doğrulama mekanizmalarının da korunmasını amaçlıyor.
Yabancı Gerçek Kişilere Pasaportla Uzaktan Müşteri Olma İmkânı
Değişikliğin en dikkat çekici unsurlarından biri, Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin uzaktan kimlik tespitine ilişkin yeni düzenleme. Tebliğ’e eklenen 22’nci maddenin 16’ncı fıkrası uyarınca, Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin kimlik tespiti, MASAK Genel Tebliği (Sıra No: 19)‘nin 4/C maddesinde yer alan esaslar çerçevesinde, ICAO 9303 standardına uygun ve NFC özelliği bulunan pasaport kullanılarak uzaktan gerçekleştirilebilecek. Böylelikle Haziran 2026’da MASAK tarafından oluşturulan yabancıların pasaportla uzaktan kimlik tespitine ilişkin genel çerçeve, ödeme ve elektronik para kuruluşları bakımından da sektörel düzenlemeye yansıtılmış oldu. Bu değişiklik özellikle Türkiye’de fiziksel olarak bulunmayan veya şubeye/fiziksel hizmet noktasına gitmeden ödeme ve elektronik para hizmetlerinden yararlanmak isteyen yabancı müşteriler açısından dijital erişimi kolaylaştırabilecek nitelikte.
Bazı İşlemlerde Uzaktan Kimlik Tespiti Kuralları Uygulanmayacak
Tebliğ değişikliği, uzaktan iletişim araçlarının kullanıldığı bazı işlemler bakımından da istisna getiriyor. Buna göre anonim ön ödemeli araçlar, 5549 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında kimlik tespiti yapılması zorunlu olmayan ve sürekli iş ilişkisi kapsamına girmeyen tek seferlik ödeme işlemleri ile MASAK Genel Tebliği (Sıra No: 5)‘nin 2.2.11’inci maddesinin ilk paragrafında belirtilen elektronik para ihracı ve ödeme işlemlerine ilişkin bilgi, sözleşme, dekont vb. belge süreçlerinde uzaktan iletişim aracı kullanılması halinde Tebliğ’in 22. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen uzaktan kimlik tespiti hükümlerinin uygulanması zorunlu olmayacak. Dolayısıyla değişiklik bir taraftan uzaktan müşteri ediniminin kapsamını genişletirken, diğer taraftan kimlik tespiti gerektirmeyen belirli düşük kapsamlı işlemler bakımından süreci ayrıştırıyor.
MASAK, SPK ve TCMB Düzenlemeleri Birlikte Ne Söylüyor?
Yeni TCMB düzenlemelerini son aylarda finansal sektörde yapılan diğer değişikliklerden bağımsız değerlendirmemek gerekiyor. 27 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan MASAK Genel Tebliği (Sıra No: 32) ile Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin belirli şartlarla pasaport kullanılarak uzaktan kimlik tespitinin yapılabilmesine yönelik genel çerçeve oluşturulmuştu. Detay bilgi için 27.06.2026 tarihli yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Ardından SPK, 3 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan III-42.1.b sayılı Tebliğ ile bu imkânı aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları açısından ayrıntılı sektörel kurallara bağladı. Detay bilgi için 03.09.2026 tarihli yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Sadece bir gün sonra yayımlanan TCMB düzenlemeleriyle de aynı yaklaşım ödeme ve elektronik para kuruluşları bakımından mevzuata yansıtılmış oldu. Bununla birlikte düzenlemelerin kapsam ve kontrol mekanizmalarının birebir aynı olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Örneğin SPK düzenlemesinde pasaportla uzaktan edinilen yabancı müşterilerin yüksek risk grubunda izlenmesi, adres teyidi, belirli transfer kısıtlamaları ve SWIFT kullanımına ilişkin ayrıntılı hükümler bulunurken, TCMB Tebliği yabancıların uzaktan kimlik tespitinde esas olarak MASAK Genel Tebliği’nin 4/C maddesine atıf yapıyor. Dolayısıyla finansal sistem genelinde ortak bir yönelim görülmekle birlikte, sektörel düzenlemelerin kendi özel hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi önem taşıyor.
Finansal Hizmetlerde Dijital Müşteri Ediniminde Yeni Aşama
TCMB’nin yeni düzenlemeleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları açısından yalnızca teknik bir kimlik doğrulama değişikliği olarak görülmemeli. Yabancı gerçek kişilerin pasaportla uzaktan müşteri olabilmesinin önü açılırken, biyometrik yöntemlerin ve elektronik kimlik doğrulama kabiliyetine sahip belgelerin mevzuattaki yeri de güçlendiriliyor. Özellikle yabancı müşterilere hizmet veren ödeme ve e- para kuruluşları açısından değişiklik; müşteri edinimi, dijital kanal tasarımı ve yeni iş fırsatları yaratabilecek olmakla birlikte, bilgi sistemleri, kimlik doğrulama altyapıları, AML/KYC kontrolleri ve operasyonel süreçlerin yeni kurallara uygunluğunun gözden geçirilmesini de gerektiriyor.
Son dönemde MASAK, SPK ve şimdi de TCMB tarafından atılan adımlar birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de finansal hizmetlerde uzaktan müşteri ediniminin kapsamının sektörler itibarıyla genişlediği ve dijital erişim ile güçlü kimlik doğrulama mekanizmalarının birlikte geliştirildiği bir düzenleyici yönelim ortaya çıkıyor. Bu çerçevede bundan sonraki önemli gelişmelerden biri, yabancı gerçek kişilerin pasaportla uzaktan müşteri edinimine yönelik yaklaşımın bankacılık mevzuatına da yansıyıp yansımayacağı olacak. Bu nedenle BDDK düzenlemeleri de önümüzdeki dönemde yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.
Saygılarımızla,
Vahdet Deniz AKÇAOĞLU
“UYARI: Bu çalışmada yer alan görüşler, yazarın kendi görüşleri olup, çalıştığı kurumun görüşlerini yansıtmamaktadır. Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla yayımlanmış olup, herhangi bir hukuki görüş, yönlendirme ve tavsiye içermemektedir. Ayrıca, bilgiler yazının hazırlandığı tarihteki mevzuat göz önünde bulundurularak verilmiş olup, yazı içeriği aradan geçen zaman içerisinde mevzuat değişiklikleri ve ilgili kurumların konu hakkındaki görüşleri çerçevesinde güncelliğini yitirmiş olabilir.”
