BANKACILIKFİNANSAL KİRALAMAFİNANSMAN ŞİRKETLERİTÜKETİCİ MEVZUATI

Finansal Tüketici Çalıştayı Sonuç Raporlarına İlişkin Ticaret Bakanlığı Yazısı

[wpmem_logged_out] (Bu yazı sadece “BANKACI” kategorisindeki site üyeleri tarafından görüntülenebilir. Siteye Bankacı rolü ile üye iseniz üye girişi yaptıktan sonra yazı görünür hale gelecektir. “BANKACI” kategorisine banka uzantılı e-posta adresinizle üye olabilirsiniz. Üyelik koşullarını öğrenmek ve üyelik oluşturmak için “Üyelik” sayfasını ziyaret edebilirsiniz) [/wpmem_logged_out]

[wpmem_logged_in role= bankaci,editor,administrator]

T.C. Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nün (Bakanlık), Türkiye Bankalar Birliği (TBB)’ne hitaben düzenlediği 9 Kasım 2018 tarihli yazısında, Bakanlıklarınca 18-21 Ekim 2018 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen “Finansal Tüketici Çalıştayı” sonuç raporlarında tespit edilen hususların ilgili kurum ve kuruluşlara bildiriminin yapılmasının öngörüldüğü belirtilerek TBB’nin görev ve yetkileri kapsamında, aşağıdaki hususların TBB üyesi bankalara bildirilmesi ve gerekli uyarıların yapılması istendi:

– Kredi sözleşmelerinde tüketicinin sözleşme imzalanmadan önce düzenlenmesi gereken bilgilendirme formunun yasal düzenlemelerin aksine olacak şekilde çekilen kredi tutarının tüketicinin hesabına geçirildikten sonra tüketiciye imzalatıldığı,

– Kefalet ve teminata ilişkin olarak kredi veren kuruluşların esasen bilgi düzeyinde mevzuat itibariyle eksiklikleri bulunmamakla birlikte alacağın bir an önce tahsili hususunda davranış göstererek yanlış uygulamaların devamı yönünde bir eğilim içerisinde bulundukları, örneğin asıl borçlu ile ilgili bütün müracaat yolları tüketilmeden, asıl borçlu ile birlikte teminat verene veya doğrudan teminat verene karşı icra takibi veya dava yolunun tercih edildiği, bazı tüketici kredisi sözleşmelerinde kefalet türü olarak “müteselsil kefalet” şeklinde matbu ifadeye yer verildiği,

Kredi veren kuruluşların sağladıkları kredi karşılığında tüketicinin genellikle kendi sigorta şirket ve acenteleriyle sigorta sözleşmesi yapmalarını şart koşarak diğer sigorta şirketleriyle yapılan sözleşme ve poliçeleri kabul etmedikleri, sigortada riskin gerçekleşmesi durumunda kredi veren kuruluşların sigorta şirketlerinden önce mirasçılara başvurduğu bununda mirasçı mağduriyetlerine neden olduğu, poliçe düzenlenirken sigortalının sağlık durumunun belirlenmesi itibariyle yeterince sağlık bilgilerinin poliçeye aktarılmadığı/ aktarılamadığı, sağlık beyanı hususunda tüketicilerin tam olarak bilgilendirilmediği, ilk sigorta poliçesi düzenlenmesi sonrasında yenileme süreci başladığında sigortalının yeterince bilgilendirilmediği ve böyle bir durumda risk gerçekleştiğinde mirasçıların mağdur olduğu,

– Teknolojinin daha hızlı ilerlemesi karşısında kredi veren kuruluşların özellikle güvenlik yönünden sürekli kendilerini yenilemeleri, tüketiciler nezdinde oluşabilecek tereddüt ve güvensizlik gibi konuları aşmaları bağlamında tüketicilerin mağdur olmaması için kredi veren kuruluşların gerek teknolojik alt yapı gerekse bilgilendirme çalışmalarını hızlandırmaları, bilgi verme sistemlerinin daha hızlı, güncel ve eş zamanlı olmasının sağlanması gerektiği,

Tüketicinin temerrüdü halinde karşılaştığı prosedürde kredi veren kuruluşça ilk tebligatın yapılmaması veya tebligatın usulsüz yapılması durumlarında muacceliyet yönünden karşılaşılan sorunlarda kredi veren kuruluşların daha özenli davranmaları, Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde hareket etmeleri,

Bankalarca tüketici işlemlerinde alınan ücret ve masrafların şüphe ve tereddüte yer vermeyecek şekilde 6502 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkartılan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretler Yönetmeliği kapsamına uygun şekilde yapılması gerekliliği,

– Kredi veren kuruluşların savunmalarının süresinde ve belgeleriyle birlikte Tüketici Hakem Heyetlerine sunulmasının sorunların çözümünde zaman avantajı sağlayacağı ve daha isabetli kararların çıkacağı,

Bir ürün veya hizmetin tüketiciye kredi veren kuruluşça bağlı kredi kullandırılarak sağlanması durumunda, bu kredi sözleşmenin hangi konu için düzenlendiği hususunun sözleşmede açıkça yazılması.

Bu çerçevede, Bakanlık yazısında tüketici kredilerinde sektör genelinde sıkça rastlanan hatalı uygulamalar hakkında bilgi veriliyor ve yazıda dikkat çekilen hususlarda benzer hataların tekrarlanmaması için TBB üyesi kuruluşların bilgilendirilmesi isteniyor.

Yazıda dikkat çekilen hususlarla ilgili 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan hükümler ise aşağıdaki şekilde;

TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Temel ilkeler

MADDE 4- 

(4) Bu Kanunda düzenlenen sözleşmelere istinaden tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde yazılı şekilde tüketiciye verilmesi zorunludur. Uzaktan iletişim aracıyla kurulan sözleşmelerde ise, bu bilgiler kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun şekilde verilir. Bu bilgilerin tüketiciye verildiğinin ispatı sözleşmeyi düzenleyene aittir.

(6) Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır. Tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatlar diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılır.

Sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüğü

MADDE 23- (1) Kredi verenin ve varsa kredi aracısının, tüketiciye, teklif ettikleri kredi sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermesi zorunludur.

Temerrüt

MADDE 28- (1) Belirli süreli kredi sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, kredi veren, borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Kredi verenin bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur.

(2) Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmaz.

Sigorta yaptırılması

MADDE 29- (1) Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz. Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi hâlinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekir.

Bağlı krediler

MADDE 30- (1) Bağlı kredi sözleşmesi; tüketici kredisinin münhasıran belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik birlik oluşturduğu sözleşmedir.

(2) Ekonomik birliğin varlığı;

a) Satıcı veya sağlayıcının tüketici için krediyi finanse ettiği,

b) Üçüncü bir tarafça finanse edilmesi durumunda, kredi verenin kredi sözleşmesinin imzalanması veya hazırlanması ile ilgili olarak satıcı veya sağlayıcının hizmetlerinden yararlandığı,

c) Belirli bir mal veya hizmetin verilmesinin kredi sözleşmesinde açıkça belirtildiği, durumlarından en az birinin varlığı hâlinde kabul edilir.

(5) Kredi veren ile satıcı veya sağlayıcı arasında belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşme olmaksızın, tüketicinin kendisi tarafından belirlenen malın veya hizmetin bedelinin kredi veren tarafından ödenmesi suretiyle kullandırılan krediler bağlı kredi sayılmaz.

Sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüğü

MADDE 33- (1) Konut finansmanı kuruluşları, tüketiciye, konut finansmanı sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermek zorundadır.

Temerrüt

MADDE 34- (1) Tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda konut finansmanı kuruluşu, kalan borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak konut finansmanı kuruluşunun bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.

….

Bağlı krediler

MADDE 35- (1) Bağlı kredi sözleşmesi; konut finansmanı kredisinin münhasıran belirli bir konutun satın alınması durumunda bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik bir birlik oluşturduğu sözleşmedir.

(4) Konut finansmanı kuruluşu ile satıcı arasında belirli bir konutun tedarikine ilişkin bir sözleşme olmaksızın, tüketicinin kendisi tarafından belirlenen konutun bedelinin kredi veren konut finansmanı kuruluşu tarafından ödenmesi suretiyle kullandırılan krediler bağlı kredi sayılmaz.

Sigorta yaptırılması

MADDE 38- (1) Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz. Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi hâlinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, konut finansmanı kuruluşu tarafından kabul edilmek zorundadır. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekir.”

Saygılarımızla,

T.C. TİCARET BAKANLIĞI, TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE PİYASA GÖZETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN 09.11.2018 TARİHLİ VE 78619347-404.03-E-00038655265 SAYILI “FİNANSAL TÜKETİCİ ÇALIŞTAYI” KONULU YAZISI

Loader Loading...
EAD Logo Taking too long?

Reload Reload document
| Open Open in new tab

[/wpmem_logged_in]