29-Banka Yönetim Kurulu Kararlarının İmzalanması İçin 1 Aylık Süre Bulunması Hükmü Bağlamında İmzaya Açılmış Ancak Henüz Çoğunluk Tarafından İmzalanmamış Kararlar Geçerli midir?
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 28 inci maddesi,
Karar defteri
Madde 28 — Yönetim kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi ile müdürler kurulu kararları, aralarında açıklık bırakılmamak ve satır aralarında çıkıntı olmamak şartıyla tarih ve numara sırasıyla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun defterlerle ilgili hükümleri gereğince onaylanmış müteselsil sayfa numaralı ayrı birer deftere metnin doğruluğundan hiçbir şekilde şüpheyi davet etmeyecek şekilde günü gününe kaydedilir ve her kararın altı, üyeler tarafından karar tarihinden itibaren en geç bir ay içinde imza olunur. Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde, yıl sonlarında ciltlettirilmeleri kaydıyla karar defterleri yerine yaprakları noterce tasdikli ve müteselsil sıra numaralı ayrı kalamoza kullanılabilir.
hükmünü amirdir. Bu çerçevede, banka yönetim kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi ile müdürler kurulu kararlarının günü gününe (kararın alındığı gün) ilgili defterlere kaydedilmesi gerektiği, ancak, bu kararların üyeler tarafından imzalanması için karar tarihinden itibaren bir (1) aylık bir süre verildiğini anlıyoruz.
Bu konuda BDDK tarafından 01.11.2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Bankaların Üst Yönetimine Atanacakların Bildirimi, Yemin ve Mal Beyanında Bulunulması ve Karar Defterlerinin Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik“in 11 inci maddesinde yapılan düzenlemede de,
Karar defterinin tutulması
MADDE 11- (1) Banka yönetim kurulu, müdürler kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi kararları, aralarında açıklık bırakılmamak ve satır aralarında çıkıntı olmamak şartıyla tarih ve numara sırasıyla 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun defterlerle ilgili hükümleri gereğince onaylanmış müteselsil sayfa numaralı ayrı birer deftere metnin doğruluğundan şüpheye yer vermeyecek şekilde günü gününe kaydedilir ve her kararın altı, üyeler tarafından karar tarihinden itibaren en geç bir ay içinde imza olunur. Üyeler katılmadıkları kararları, muhalif kalma gerekçelerini belirtmek suretiyle imzalarlar.
hükmü bulunmaktadır. Bu çerçevede, karar tarihinden itibaren 1 aylık süre içerisinde imzalanma zorunluluğu olan kararlara katılmayan üyelerin kararları muhalif kalma gerekçelerini belirtmek suretiyle imzalamak zorunda olduklarını anlamaktayız.
Bankaların çoğunda yönetim kurulu karar defterleri noter onaylı müteselsil silsile izleyen yapraklara basılan kararların, karar defterine yapıştırılması usulü ile tutulmakta olup, Bankacılık Kanunu’nda imzalanması için karar tarihinden itibaren 1 aylık süre bulunan kararların, noter onaylı sayfalara basılmış olması, ancak, henüz 1 aylık süre dolmadığı için tüm üyeler ya da üyelerin çoğunluğu tarafından imzalanmaması durumunda geçerli kabul edilip edilmeyeceği tartışma yaratmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), karar defterlerinin tutulması konusunda Bankacılık Kanunu’na göre çok daha detaylı hükümler içermekte olup, normlar hiyerarşisi çerçevesinde bankalar için Bankacılık Kanunu daha özel bir düzenleme olsa da, Bankacılık Kanunu’nun 2 nci maddesi son fıkrasında yer alan “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler tatbik olunur.” hükmü ve genel hukuk kuralları gereği bu konuda TTK’da yer alan daha detay düzenlemelere başvurulabilecektir.
Bu çerçevede, konu ile ilgili TTK’ya müracaat ettiğimizde, TTK’nın “Kararlar” başlıklı 390 ıncı maddesinde aşağıdaki hükümler bulunduğu görülmektedir:
IV – Yönetim kurulu toplantıları
1. Kararlar
MADDE 390– (1) Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır.
…
(5) Kararların geçerliliği yazılıp imza edilmiş olmalarına bağlıdır.
Bu bağlamda, her ne kadar Bankacılık Kanunu’nda yönetim kurulu kararlarının, karar defterine günü gününe kaydedildikten sonra üyeler tarafından imzalanması için 1 aylık bir süre tanınmış olsa da bu ara dönemde kararların geçerlilik kazanabilmesi için en azından toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu tarafından imzalanmış olmaları gerektiği düşünülmektedir.
Bu konuda Prof. Dr. Seza REİSOĞLU da, Bankacılık Kanunu Şerhi’nde (İkinci Baskı, Ankara – 2015, Cilt 1, Sayfa: 687), TTK 390/5. maddede, “kararların geçerliliği yazılıp imza edilmiş olmasına bağlıdır” denilmiş iken, bankalar açısından özel bir düzenleme getirilerek bir aylık süre tanınmış olmasının sorun yaratacağını belirtmiştir. REİSOĞLU, günü gününe deftere kaydedilen kararların hangi tarihte geçerlilik kazanacağının tartışma yaratacağını, henüz imzalanmamış kararların geçerlilik kazanmayacağını, ispat açısından da kararın imzalanmış olması gerektiği kabul edilirse, bir aylık süre içinde üyelerin bazılarının görüş değiştirmesinin söz konusu olabileceğini, şifahi oylarla alınan ve deftere kaydedilen kararlara itibar edilmeyeceğini söylemektedir. Ayrıca, Bankacılık Kanunu’nda, günü gününe yönetim kurulu sekreteryası tarafından deftere kaydedilen kararların imzadan önce geçerli olacağına dair bir düzenleme olmadığını belirtmektedir. İmzalar tamamlanmadan kararların uygulanamamasının da ayrı sorun yaratacağını belirtmiştir. Bu çerçevede, REİSOĞLU, alınan kararların en azından özet olarak yazılı hale getirilmesi ve oy kullananlarca derhal imzalanmasını önermekte ve alınan kararların günü gününe onaylı bir deftere kaydedilmesinin, imzalanmadıkça hukuki bir sonuç doğurmayacağını ifade etmektedir.
