Bankaların Kurumsal Yönetim ve İç Sistemler Mevzuatında Yeni Dönem: OVP’den Revizyon Sinyali
6 Eylül 2026 tarihli ve 33362 sayılı Resmî Gazete’nin 1. Mükerrer sayısında yayımlanan 11752 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan Orta Vadeli Program (2027–2029), önümüzdeki dönemde bankacılık sektörünü yakından ilgilendirecek önemli bir düzenleme gündemini de ortaya koyuyor. Programın “Finansal Sektörün Kurumsal Yapısının Güçlendirilmesi” başlığı altında; “Uluslararası iyi uygulamalara uyum sağlanması amacıyla bankaların kurumsal yönetim ilkeleri ile iç sistemleri ve içsel sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin ilgili mevzuatta değişiklikler yapılacaktır.” aksiyonuna yer veriliyor. İlk bakışta genel nitelikte bir politika hedefi olarak görülebilecek bu ifade, BDDK’nın önceki dönem çalışmalarının yanı sıra 2025–2028 Stratejik Planı ve uluslararası bankacılık standartlarındaki gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde, bankaların kurumsal yönetim ve iç sistemler çerçevesinde kapsamlı bir mevzuat güncellemesinin gündemde olduğuna işaret ediyor.
Küresel Finansal Kriz Sonrasında Kurumsal Yönetim Anlayışı Değişti
2007–2008 küresel finansal krizinin ortaya çıkardığı önemli sonuçlardan biri, bankalarda güçlü sermaye ve likidite yapısının tek başına yeterli olmadığının görülmesi oldu. Yönetim kurulunun gözetim kapasitesi, risk kültürü, kontrol fonksiyonlarının bağımsızlığı ve risk alma süreçlerinin yönetişimi de finansal sağlamlığın temel unsurları olarak daha fazla öne çıktı. Bu gelişmeler sonrasında Basel Bankacılık Denetim Komitesi (BCBS), bankaların kurumsal yönetimine ilişkin ilkelerini 2010 yılında güncelledi; ardından 2015 yılında yayımladığı Corporate Governance Principles for Banks ile çerçeveyi yeniden şekillendirdi. Söz konusu ilkeler özellikle yönetim kurulunun risk yönetimi üzerindeki gözetim sorumluluğunu, yönetim kurulunun kolektif yetkinliğini, güçlü risk yönetimi ve kontrol fonksiyonlarını, risk kültürünü ve yönetim kurulu komitelerinin etkinliğini ön plana çıkardı. 2024 yılında güncellenen Basel Core Principles for Effective Banking Supervision kapsamında da kurumsal yönetim ayrı bir temel prensip olarak ele alınıyor. Bu çerçevede yönetim kurulu ve üst yönetimin sorumlulukları, risk yönetimi ve kontrol fonksiyonlarının etkinliği ile güçlü bir kurumsal yönetim çerçevesinin oluşturulması, uluslararası bankacılık denetiminin temel unsurları arasında yer almaya devam ediyor.
BDDK’nın Gündeminde Uzun Süredir Bulunan Bir Revizyon
Türkiye açısından bakıldığında ise konu yeni değil. BDDK’nın 2021 ve 2022 faaliyet raporlarında Bankaların Kurumsal Yönetim İlkelerine İlişkin Yönetmelik ile Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik üzerinde yürütülen revizyon çalışmalarına yer verilmişti. Bu çalışmaların arka planında, uluslararası standartlarda meydana gelen değişikliklerin Türk bankacılık mevzuatına yansıtılması, küresel kriz sonrasında ortaya çıkan yönetişim sorunlarının dikkate alınması ve uygulamada tespit edilen ihtiyaçların giderilmesi bulunuyor.
Söz konusu çalışmalar kapsamında özellikle bankaların;
– risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin güçlendirilmesi,
– kurumsal yönetim yapılarının uluslararası standartlarla uyumunun artırılması,
– içsel sermaye yeterliliği değerlendirme sürecinin daha etkin hale getirilmesi ve
– İSEDES uygulamasının Türk bankacılık sektörünün özellikleri ve uluslararası iyi uygulamalar dikkate alınarak geliştirilmesi
amaçlanmıştı. Önceki BDDK çalışmalarında ayrıca mevcut Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik kapsamındaki içsel sermaye değerlendirme hükümlerinin ayrıştırılarak, iç sistemler ve içsel sermaye yeterliliği değerlendirme sürecinin iki ayrı düzenleyici yapı altında ele alınması yönündeki çalışmalar da dikkat çekmişti. Bankacılık ve Sigortacılıkta Uyum Kontrolleri ile BDDK İç Sistemler Yönetmeliği Revizyonu adlı 24.09.2023 tarihli yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Söz konusu düzenleme gündemi BDDK’nın 2025–2028 Stratejik Planı‘nda da devam ettiriliyor. Stratejik Plan’da, bankaların kurumsal yönetim ilkelerine ilişkin düzenlemelerin uluslararası standartlar ve uygulamalar dikkate alınarak gözden geçirilmesi ve güncellenmesi öngörülüyor. Bu yönüyle OVP’de yer verilen aksiyon, BDDK’nın önceki dönem çalışmalarının ve stratejik hedeflerinin devamı niteliğinde değerlendirilebilir.
OVP, Düzenleme Gündemini Yeniden Güçlendiriyor
Bu geçmiş çalışmalar dikkate alındığında OVP 2027–2029’da yer verilen aksiyon, tek başına yeni bir düzenleme niyetinden ziyade uzun süredir üzerinde çalışılan kurumsal yönetim, iç sistemler ve içsel sermaye yeterliliği çerçevesinin yeniden düzenlenmesine yönelik iradenin güncel politika belgelerine taşınması olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde özellikle Bankaların Kurumsal Yönetim İlkelerine İlişkin Yönetmelik, Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik ve bunlarla bağlantılı İSEDES düzenlemelerinin yakından takip edilmesi önem taşıyor.
Muhtemel değişikliklerin kapsamı ise yalnızca teknik düzenlemelerle sınırlı kalmayabilir. Uluslararası standartların yönü dikkate alındığında yönetim kurulunun sorumlulukları ve gözetim rolü, yönetim kurulu komitelerinin yapısı, risk yönetimi ve kontrol fonksiyonlarının konumu ve bağımsızlığı, risk kültürü, iç kontrol ve iç denetim yapılanması ile sermaye yeterliliğinin ileriye dönük değerlendirilmesi gibi alanların gündemde önemini koruması beklenebilir. Bu noktalar mevcut OVP hükmünün doğrudan söylediği hususlar değil, uluslararası standartların ve geçmiş BDDK çalışmalarının işaret ettiği muhtemel gelişim alanlarıdır.
Bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, OVP’de yer verilen aksiyonun münferit bir mevzuat değişikliğinden ziyade, BDDK’nın uzun süredir gündeminde bulunan kurumsal yönetim ve iç sistemler çerçevesinin güncellenmesine yönelik çalışmaların devamı niteliğinde olduğu görülüyor. Önümüzdeki dönemde yayımlanabilecek taslaklar; yönetim kurullarının gözetim sorumluluğundan kontrol fonksiyonlarının yapılanmasına, risk yönetiminden İSEDES süreçlerine kadar bankaların yönetişim yapısı açısından yakından takip edilmesi gereken önemli değişiklikler gündeme getirebilir.
Saygılarımızla,
Vahdet Deniz AKÇAOĞLU
“UYARI: Bu çalışmada yer alan görüşler, yazarın kendi görüşleri olup, çalıştığı kurumun görüşlerini yansıtmamaktadır. Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla yayımlanmış olup, herhangi bir hukuki görüş, yönlendirme ve tavsiye içermemektedir. Ayrıca, bilgiler yazının hazırlandığı tarihteki mevzuat göz önünde bulundurularak verilmiş olup, yazı içeriği aradan geçen zaman içerisinde mevzuat değişiklikleri ve ilgili kurumların konu hakkındaki görüşleri çerçevesinde güncelliğini yitirmiş olabilir.”
